Dil ve Konuşma Terapisi

Çocuğum Ne Zaman Dil ve Konuşma Terapisine Başlamalı ?
Bir çocuğun hangi yaşta dil ve konuşma terapsine başlayacağı öncelikli olarak mevcut dil ve konuşma bozukluğunun doğasına bağlı olsa da genel olarak, sağlıkla ilgili tüm durumlarda geçerli olduğu gibi, erken teşhis ve tedavi var olan bozukluğun seyrinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Maalesef ki dil ve konuşma bozuklukları söz konusu olduğunda aileler çoğu zaman dil ve konuşma terapistinden önce çocuklarını götürdükleri uzmanlar tarafından yanlış bilgilendirilmektedir. Dil ve konuşma bozuklukları ve terapisi hakkında çok az bilgiye sahip olan doktorlar, psikologlar, çocuk gelişimciler vb. dil ve konuşma terapisine başlama yaşı hakkında aileleri yanılgıya düşürebilmektedirler. Bu nedenle atılabilecek en doğru adım çocuğunuzun konuşmasıyla ilgili bir sorun olduğunu hissettiğiniz ilk anda bir dil ve konuşma terapistiyle görüşmek olacaktır.

Otizm: Bilindiği üzere otizm doğumdan hemen sonra teşhis konulabilen bir durum değildir. Bazen tanının konması 7-8 gibi çok geç yaşlara kadar sarkabilmektedir. Otizmde dil ve konuşma terapisi için temel prensip tanıyı takiben özel eğitim ile birlikte dil ve konuşma terapsine başlanmasıdır.

Kekemelik: Kekemeliğe müdahalede pek çok farklı dil ve konuşma terapsi yaklaşımı bulunmaktadır. Hem çocuğu hedef alan direk terapi yöntemlerinde hem de aileyi hedef alan dolaylı terapi yöntemlerinde erken müdahale büyük önem taşımaktadır. Kekemelik genellikle 2-6 yaş arası dönemde ortaya çıkar ve ilk belirtilerini verir vermez nasıl bir müdahale yönteminin uygulanacağının belirlenmesi amacıyla bir dil ve konuşma terapistine başvurulması gerekmektedir.

Artikülasyon Bozuklukları: Dilin sesleri belli bir gelişimsel hiyerarşi içinde edinilir. Örneğin, /r/ sesinin 3 yaş çocuğunda mevcut olmaması bozukluk olarak değerlendirilmez. Ancak 4 yaşına gelmiş bir çocuğun tüm konuşmalarının aile dışı bireyler tarafından da anlaşılıyor olması gerekir. Eğer bunun aksi bir durum söz konusu ise derhal bir dil ve konuşma terapistinin değerlendirmesinden geçmesinde fayda vardır.

Down Sendromu: Down sendromu doğumla beraber hatta bazı durumlarda anne karnında tanılanabilen bir bozukluktur. Genetik bozukluğa eşlik eden ağız yapısıyla ilgili anomaliler ve zihin engeli dil ve konuşma terapsini zorunlu kılmaktadır. Bebek direk olarak terapiye alınmasa bile doğumdan itibaren bir dil ve konuşma terapistinin gözetiminde gelişiminin takip edilmesi ve aileye doğru tutumlar konusunda bilgi verilmesi önemlidir. Bebeğin belli iletişimsel becerileri edinmesini takiben 18 ay civarında direk dil ve konuşma terapisine başlanabilir. Ancak uygun başlangıç dönemi bebekten bebeğe farklılık göstermektedir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma: Dil ve konuşma terapisi alanında eğitim görmemiş ancak çocuklara hizmet veren uzmanların en çok yanılgıya düştükleri ve aileleri yanlış yönlendirdikleri bozukluk grubu gecikmiş dil ve konuşmadır. Pek çok aile, doktorları tarafından çocukları 4-5 yaşına gelene kadar beklemeleri gerektiği ve çocuğun kendiliğinden “açılacağı” yönünde bilgilendirilmektedir. 2 yaşında bir çocuğun gelişimsel açıdan normal olduğunu söyleyebilmemiz için en az 2 sözcüklü cümle kurabiliyor olması gerekmektedir. Bu kriteri karşılamayan her çocuğun mutlaka gecikmiş dil riski açısından bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Özgül öğrenme güçlüğü, gelişimsel gerilik, ağır davranış sorunları veya otizm/ down sendromu gibi durumlarda, çocukların çok yoğun bir eğitim ve terapiden geçmesi gerekmektedir.

Bu çocukların sadece dil ve konuşma terapisi almaları yeterli olmayacağı gibi, aldıkları dil ve konuşma terapisi, özel eğitim olmadan umut edilen başarıyla sonuçlanmayabilir.

Bazı çocukların eğitimi, daha temel düzeyde başlamalıdır. Özellikle çok aktif, hırçın, komut alamayan, seanslarda veya evde yeterince adapte olamayan çocukların, öncelikle özür eğitimle disiplinize edilmesi ve temel becerileri yüzde yüz kavraması gerekmektedir.

Özel eğitimin gerekli olup olmadığını çoğu zaman değerlendirme seansı sonrasında dil ve konuşma terapilerinizle kararlaştırabilirsiniz.

dil ve konuşma terapisi ve özel eğitim gereksinimli çocuklar ancak her iki alanda da desteklediğine sağlam sonuçlar alırlar.

Bazı durumlarda dil ve konuşma terapistiniz veya özel eğitimciniz sizi psikyatra yönlendirebilir. Bunun sebebi, çocuğunuzun daha detaylı değerlendirilmesini istemeleridir. Akabinde çocuğunuza uygun eğitim ve terapi yöntemlerini bulmak daha kolay olacaktır ve çocuğunuz daha hızlı ilerleyecektir.
Dil ve konuşma bozuklukları ve özel eğitimde sağlatımdan önce kapsamlı bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Bu sebeple dil ve konuşma terapistlerine veya özel eğitimcilere danıştığınızda sizi mutlaka değerlendirme seansına davet edecektir. Bu seansta sizi ve çocuğunuzu tanır, öykünüzü dinler. Mümkünse çocuğunuzu birebir değerlendirir. Değerlendirme sonrası dil ve konuşma terapistiniz veya özel eğitimciniz sizleri nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda bilgilendirir. Ailenize ve çocuğunuzun durumuna en uygun biçimde sizlere destek sağlar.

Dilmer ekibi olarak bize danışan aileleri ve çocuklarını iyi tanıyıp en uygun şekilde desteklemeye yoğun çaba sarfediyoruz. Bu yüzden değerlendirme seansları bizim için çok değerlidir.

Dilmerde dil ve konuşma terapisi veya özel eğitim sürecinde ise her seans çocuğun gelişimi takip edilir. Her senasın sonunda size dönüt verilir. Dilmer ekibi olarak dil ve konuşma terapisi ve özel eğitim sürecinde seans sonrası eve ödev vererek, ailelerimizi de dahil ediyoruz.
Dil ve konuşma terapisti; yeni doğandan yaşlılık dönemine kadar uzanan geniş bir alanda insan yaşamını etkileyebilecek iletişim, dil, konuşma, ses ve yutma bozukluklarının önlenmesini, değerlendirilmesini, rehabilitasyonunu ve bilimsel incelemesini yapan bir sağlık personelidir.

Dil ve konuşma terapisi dendiğinde akla ilk gelen alanlar geç konuşan çocuklar, kekeme bireyler ve çeşitli konuşma seslerini kullanamayan kişiler gelse de dil ve konuşma terapisi çok daha geniş bir yelpazeyi karşılamaktadır. Yutma ve ses bozukluklarının terapisini de dil ve konuşma terapistleri yapmaktadır.

Dil ve konuşma terapistleri lisans eğitimlerinin üzerine yükseklisans yaparak veya dil ve konuşma terapisi lisans programlarından mezun olarak ünvanlarını elde ederler. Yükseklisans yapmış dil ve konuşma terapistlerine uzman dil ve konuşma terapisti denir.
Dilmer Eğitim Danışmanlık