Dil ve Konuşma Bozuklukları

Çocuk 2 yaşını doldurmasına rağmen sözcük sayısı 50 sözcükten daha az ise, 3 yaşında cümle kuramıyor ve kendini jest ve mimiklerle veya işaret ederek ifade ediyorsa, 4 yaşında cümleleri en fazla 3 sözcük içeriyorsa; dil ve konuşma gelişiminde gecikmeden bahsedilir. Doktorunuz, Öğretmenler veya akrabalarınız çocuğunuzun normal gelişim gösterdiğini ve konuşması için 4-5 yaşını beklemeniz gerektiğini söyelebilir fakat müdaheleyi geciktirmek çocuğun öğrenme güçlüğü ve/veya psikolojik ve davranışsal sorunlar gibi problemlere neden olabilir.
Zihin engeli, işitme engeli, yaygın gelişimsel bozukluk, Celebral Palsi, travmatik beyin hasarları, hidro/mikrosefali gibi engellerde çocuklar diğer gelişimsel alanlarda olduğu gibi dil ve konuşma gelişiminde de aksaklıkları gösterir ve destek almalıdır
Otizm tedavisi olmayan nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Otizmli bireyler iletişim kurmakta ve sosyal becerilerinde oldukça yoğun sorunlar yaşarlar. Göz teması kurmayabilir, konuşulanları anlamakta güçlük çekebilir, bağlam dışı konuşabilir ve hatta hiç konuşmayabilir. Dil ve konuşma terapisinde otizmli çocuğun ilgisi takip edilerek iletişim kurulur ve bireyselliği gözetilerek gelişimine uygun terapi amaçları belirlenir.
Zihinsel, fiziksel veya işitsel bir engel olmamasına rağmen çocuğun yaşına uygun bir dil gelişimi sergileyememesi durumunda Özgül Dil Bozukluğundan bahsedilir. Alıcı ve İfade edici dilde bozuklukları görünür.
Yaşamın herhangi bir döneminde beyin kalıcı olarak hasar gördüğü beyin kanaması, damar tıkanması veya beyin travması gibi durumlar sonrası görülen dil yitimi edinilmiş dil bozukluğudur.
Çocuk konuşurken dile ait bir ya da birden fazla konuşma sesini yanlış çıkarıyor ya da hiç üretemiyorsa;
Örnek:
• /kapı/ -> /papı/
• /sarı/ -> /tarı/
• /fare/ -> /faye/
Konuşma seslerini tutarsız bir şekilde birbirinin yerine kullanıyorsa; Konuşmasını anlamakta güçlük çekiyorsanız;
5 yaşında olmasına rağmen /r/ dışında edinilmemiş sesler varsa artikülasyon ve fonoloji sorunu vardır.
Nörolojik bozukluklara veya kaslarla ilgili sorunlara bağlı olarak görülen konuşma bozukluklarıdır.
Motor konuşma bozuklukları Apraksi (Konuşma esnasında yapılması gereken hareketlerin yapılamaması ve buna bağlı olarak konuşma esnasında doğru seslerin üretilmemesi) ve Dizartri (Konuşmayı kontrol eden kaslarda görülen bozukluklardan dolayı meydana gelen motor konuşma bozukluğu) olarak görülmektedir.
Belirtiler:
• Spastisite
• Kasların aşırı gevşekliği
• İstemdışı kas hareketleri
• Uyumsuz kas hareketleri
• Baş-boyun kontrolünün zayıflığı
• Salya kontrolünün sağlanamaması
• Aşırı sakarlık

Apraksi Bozukluğu çocukluk çağında da görülebilir. Konuşma kaslarında veya beyinde sorun olmamasına rağmen çocuk (doğru sesleri üretebilse de) konuşma esnasında doğru sesleri kullanamaz veya sesleri birleştirmekte zorlanır.

Kekemelik bir akıcılık bozukluğudur. Konuşmada tekrarlamalar, Uzatmalar veya Bloklar yaşanır. (Ayrıntılı bilgi için ‘Çocuklarda kekemelik’ yazımızı okuyunuz.)
Örnek:
• Tekrarlamalar (‘Bunu ya – ya – ya – ya – yapabilirim.’)
• Uzatmalar (‘Aaaaaaaannem nerede?’)
• Bloklar; artikülasyonda gerçekleşen ‘kramp’lar (‘K....... kahve’)
• Kekeleme korkusu ile bazı sözcüklerin yerine eş anlamlıların kullanılması (‘Anneanne’ sözcüğü yerine ‘nine’  mesela ünlülerle başlamak zor geliyorsa)
Bu birincil semptomlara, dudakların, yüzün, boğazın veya tüm vücudun kasılması gibi ikincil davranışlar eklenebilir. Ayrıca utanç, korku gibi duygular eşlik edebilir. Konuşmak kişi için zor ve can sıkıcı olarak algılanır. Bir çok kekeleyen insanda bu durum konuşmaktan kaçınmakla sonuçlanabilir (‘sosyal kaçınma davranışı’).

Konuşma hızının kabul edilebilir sınırların üzerinde olması ve ses, hece gibi birimlerin zaman zaman atılması nedeniyle anlaşılırlığın azalması.
Kekemelikten farklı olarak bu tür akıcılık sorunu olan bireylerin konuşmalarındaki soruna ilişkin farkındalıkları son derece düşüktür

Dilmer Eğitim Danışmanlık
Dilmer Eğitim Danışmanlık
Dilmer Eğitim Danışmanlık
Dilmer Eğitim Danışmanlık
Dilmer Eğitim Danışmanlık